Yeniçeri Haberler

Yeniçerinin Elbisesinden Korkanlar

  Almanların tarihte her başının sıkıştığında Türklerden destek istemesi ve Yeniçeri kıyafetiyle dahi Fransız zulmünden Osmanlı sayesinde kurtulduğunu unutarak, bugün “Ermeni nankörlüğüne” soyunması “nereden nereye” dedirtiyor. Almanya’nın Türkiye’ye karşı sergilediği..

Yeniçerinin Elbisesinden Korkanlar

  Almanların tarihte her başının sıkıştığında Türklerden destek istemesi ve Yeniçeri kıyafetiyle dahi Fransız zulmünden Osmanlı sayesinde kurtulduğunu unutarak, bugün “Ermeni nankörlüğüne” soyunması “nereden nereye” dedirtiyor.

Almanya’nın Türkiye’ye karşı sergilediği “Ermeni” nankörlüğünün yankıları sürüyor. Geçmişten günümüze kadar Almanlara o kadar çok iyilik yapmışız ki, tarihte bu iyilikleri Almanların bir birlerine dahi yapmadığı kaydediliyor.

Örneğin 18. Yüzyılda Almanları Fransız zulmünden Osmanlılar kurtarıyor. I. Dünya savaşında Osmanlı Almanların yanında yer alıyor ve 7 cephede birden savaşıyor. II. Dünya savaşında Türkiye tarafsız kalacağını bütün dünyaya deklare etmesine rağmen Almanlara örtülü destek veriyor. Hatta II. Dünya Savaşı sırasında Alman savaş gemileri ticaret gemisi biçimine sokularak Boğazlardan geçiriliyor. Birleşik Krallık 4 Haziran 1946 yılında bu durumu Türkiye nezdinde protesto ediyor. Rusya ise 1946 yılında Türkiye’ye Boğazlarla ilgili çok sayıda nota veriyor.

İŞTE EN ÇARPICI BİR ÖRNEK: YENİÇERİ KIYAFETLERİ İLE ALMANLARA VERİLEN DESTEK

18.yüzyılda Almanya’nın Mülheim şehrindeki Ren nehrinin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu. Fransızlar, her sene nehrin Almanlardaki kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı. O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabiî. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına durumu yazıp, imdat istemekte bulurlar.

Mektupta şöyle denmektedir:

“Fransızlar her sene bize zulmediyor, mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki, dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun sultanı, İslamiyet’in de halifesisiniz. Bizi şu zulümden kurtarın. Asker gönderin. Ürünlerimizi bu sene olsun toplama imkanı sağlayın.”

Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardım isteğini inceleyen padişah asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez; yalnızca asker elbisesi göndermeyi kâfi bulur ve cevabı bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollanır. Şaşkına dönen Almanlar, çuvalı alıp mektubu okurlar:

“Fransızlar korkak ademlerdir. Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur. Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kâfidir.

Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin. Mahsul zamanı, nehrin görülecek yerlerinde dolaştırın. Karşıdan gören Fransızlar için bu kâfidir.” Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar. Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetinde, nehir kıyısında dolaşmaya başlarlar. Ertesi gün, karşıdan gelen haber, Almanlar’ın sevinç çığlıkları atmalarına sebep olur: “Osmanlılardan imdat geldiğini düşünen Fransızlar, korkudan köylerini de terk ederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar. Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz. Zulüm sona ermiştir.”

Bu olay, Mülhaymli’lerin gönüllerin de taht kurmuştur. Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini, daha sonra Mülhaym’a bağlı Karlsruhe müzesine koyup ziyarete açarlar.

Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar. Ayrıca, halen olayın yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip hadiseyi temsilen kutlarlar.

Bu olay Osmanlı’nın sadece bir yeniçeri kıyafetiyle Almanları Fransızlar’n elinden ve talanından nasıl kurtardığını gösteren örneklerden sadece bir tanesidir.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL